Eklenme tarihi 04 Ağustos 2010
Erzurum’daki avcılar, hayvanları bu yıl avlamak yerine, besleyerek koruma altına alma yolunu seçtiler.

Özellikle sayıları giderek azalan keklikler için adeta olağanüstü hal ilan eden Erzurumlu avcılar, bu yıl sadece tavşanla yetindiler.
Erzurum Doğa ve Yaban Hayatı Koruma Avcılık ve Atıcılık Spor Derneği Başkanı Abdullah Erzurum, birçok ilde keklik türünün neredeyse tükenme noktasına geldiğini belirterek, “Erzurum’da 2009_2010 av sezonunda keklikleri avlamak yerine, onları besleyerek koruma altına aldık. Bu yöntem sayesinde yüzlerce keklik yumurtası da korunmuş olundu.” dedi.
AVLANMA YOK, KORUMA VAR
Bu av sezonunda sadece tavşanla yetindiklerini kaydeden Başkan Erzurum, “Türkiye’nin birçok bölgesinde keklikler neredeyse tükendi. Avcılar, av sezonu dışında avlanmalarının yanında, yavru keklikleri bile avladılar. Fakat biz Erzurum’da buna izin vermedik. Tüm avcı arkadaşlarımızla birlikte keklikleri avlamamaya, tam tersine onları besleyerek, koruma altına alma konusunda birleştik. Özellikle kışın kırsal kesimlere ve dağlık bölgelere yem bıraktık, avcı olmayanların av yapmasına da engel olduk. Bu yöntem sayesinde birçok keklik yumurtlama ve yavru alma imkanına kavuştu. Bu da demek oluyor ki, önümüzdeki bir iki yıl içerisinde Erzurum keklik cenneti olacak.” diye konuştu.
14 AĞUSTOS’TA BILDIRCIN, 9 EKİM’DE KEKLİK SEZONU AÇILIYOR…
Öte yandan 14 Ağustos’ta Erzurum’da bıldırcın, 9 Ekim’de de keklik sezonunun başlayacağını vurgulayan Doğa ve Yaban Hayatı Koruma Avcılık ve Atıcılık Spor Derneği Başkanı Abdullah Erzurum, yeni sezonda yine doğayı ve yaban hayatı koruma mücadelesi vereceklerini vurgulayarak, “Avcılar, doğadaki hayvanlar için kabus olmamalı, tam tersine onları koruyan, türlerini devam ettirmelerini sağlayan doğa aşıklarıdır. Biz olaya hep bu gözle bakıyoruz. Erzurum’un bıldırcın ve tavşan noktasında bir sorunu yok. Her iki tür hayvandan da bol miktarda bulunuyor. Fakat keklik noktasındaki tavrımızı bu yıl da devam ettireceğiz. Önümüzdeki kış sezonunda beslemeye devam edeceğimiz keklikler, yeni yavrulara kavuşacakları için Erzurum’da bu türün azalması da önlenmiş olunacak.” dedi.
Av sporu meraklılarına da çağrıda bulunan Başkan Erzurum, doğaya ve canlılara karşı çok daha hassas davranılmasını isteyerek, “Bu doğa bizim yaşam kaynağımız. Doğa olmazsa, biz de olmayız. Bu nedenle hepimiz ona sahip çıkalım.” ifadelerini kullandı.
Eklenme tarihi 04 Ağustos 2010
Doğa Koruma ve Milli Parklar Akseki Mühendisliğinden alınan bilgiye göre, her yıl yerli ve yabancı turistlerin avlandığı Gidengelmez Dağları, Üzümdere ve Kuyucak av sahalarında 1 Ağustos`ta başlayan av sezonu, 31 Mart 2011 tarihinde sona erecek.
Çevre ve Orman Müdürlüğünce kotalı olarak ihalesi yapılan Akseki`de Gidengelmez Dağları avlakları ile Kuyucak ve Üzümdere av sahaları bu yıl turizm şirketlerine, 25 yaban keçisi karşılığı 222 bin 500 liradan ihale edildi. Diğer sahalarda ise 7`si yerli avcılara olmak üzere toplam 11 yaban keçisi avlama izni verildiği, keçilerin boynuz uzunluklarına göre de fiyatlarının belirlendiği kaydedildi. Son sekiz yılda av turizminin önemli ölçüde geliştiğini bildiren yetkililer, yaban keçilerinin, kendilerinin görevlendirdiği refakatçiler eşliğinde avlanmasına izin verildiğini belirttiler.
Eklenme tarihi 02 Temmuz 2010
Etiketler: MAK Kararları
2010-2011 AV DÖNEMİ MERKEZ AV KOMİSYONU KARARI
Karar Tarihi :18.05.2010
Karar No : 9
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 3 üncü maddesi doğrultusunda, Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Sayın Prof. Dr. Hasan Z. SARIKAYA başkanlığında aşağıda imzaları bulunan üyelerle Merkez Av Komisyonu teşkil edilmiştir.
Merkez Av Komisyonu, illerden gelen il av komisyonlarının kararları ile rapor ve komisyona sunulan diğer belgeleri incelemiş, 4915 sayılı Kanunun 3/4, 4/1, 5/1, 6/2 ve 6/3 üncü maddelerinin komisyona verdiği yetkiler ve komisyon üyelerinin önerileri doğrultusunda, 2010-2011 av dönemi için bütün yurdu kapsayan aşağıdaki hususları karara bağlamıştır.
Devamını oku..

2010 - 2011 Av Dönemi Ava Yasak Sahalar Haritas?, Do?a Koruma ve Milli Parklar Taraf?ndan Yay?nlanm??t?r
2010 - 2011 Av Dönemi Ava Yasak Sahalar? Görmek ?çin Harita Üzerine T?klay?n?z.
Yapmış olduğum kara kalem av resim çalışmalarını Av Kulübü okuyucuları ile paylaşıyorum. Resim gönderilirse istek üzerine köpeğinizin resimlerini yapabilirim.
Resimleri incelemek için üzerlerine tıklayınız.
Saygılarımla
Haluk Çetintaş



















.
Eklenme tarihi 31 Mart 2010
Etiketler: keklik salımı
Avcılık Federasyonu, 2010 yılı av sezonu için Gönyeli ve Çatalköy Avcılık ve Atıcılık kulüpleriyle 18 bin keklik alımını içeren bir sözleşme imzaladı.

İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı Toplantı Salonu’nda İçişleri Bakanı İlkay Kamil huzurunda imzalanan sözleşmelere, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı ve Merkezi Av Komisyonu Başkanı Kamil Kayral, Avcılık Federasyonu Başkanı Nilhan Tayfunlu ve Gönyeli Avcılık ve Atıcılık Kulübü Başkanı Hasan Kolozali ile Çatalköy Avcılık ve Atıcılık Kulübü Başkanı Erkin Çelikeri imza koydu.
Federasyon bu çerçevede tanesi 5 liradan Gönyeli’den 15 bin, Çatalköy’den de 3 bin keklik alımı yapacak ve uygun bir dönemde doğaya bırakacak.
Sözleşmelerin imzalanması sırasında, Gönyeli Avcılık ve Atıcılık Kulübü Keklik Üretim Merkezi’ne kurulan 24 saat izleme kamera sistemine internet üzerinden bağlanılarak, bakan Kamil’e bilgi verildi.
Avcılık Federasyonu Başkanı Nilhan Tayfunlu sözleşmelerin imzalanması sırasında yaptığı konuşmada, federasyonun 2010 av sezonu için kulüplerden 18 bin adet keklik alımında bulunacağını ve bunları uygun zamanda doğaya bırakacağını kaydetti.
İçişleri Bakanı İlkay Kamil de, avcılık sporunun ülkede önemli bir spor ve ilgi alanı olduğuna işaret ederek, hükümet olarak avcılık sporunun gelişmesi ve iyileştirilmesi amacıyla çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Kamil, bu çerçevede imzalanan sözleşmelerle artık avcıların “av bulamadık, hiçbir şey yoktu” gibi söylemlerde bulunmalarının önüne geçileceğine ve herkesin bu sporu zevkle yapmasına imkan sağlanacağına inanç belirtti.
Alınacak olan kekliklerin doğaya adapte edilmesinin de önemine dikkat çeken Kamil, 18 bin keklikle ülkedeki keklik eksikliğinin giderileceğini ve bu ihtiyacın kapatılacağını kaydetti.
Kamil, ileriki hedeflerinin 100 bin keklik üretmek olduğunu belirterek, her yıl avcılardan alınan 100 TL’nin bu amaçla kullanılacağını söyledi ve 30 bin keklik üretimi yapacak bir tesisin ihalesinin süratle hayata geçirilmesini istediklerini ifade etti.
Kamil, dün imzalanan sözleşmede emeği geçen herkese teşekkürlerini de sunarak, bu yıl açılacak yeni av sezonunun güzel geçmesini temenni etti.
Eklenme tarihi 27 Şubat 2010
Etiketler: Avcılık
Rus çarlar ve Sovyet liderleri av ve tüfek tutkunu çıktı. Çar 2. Nikolay ve Sovyet liderleri Jozef Stalin, Nikita Kruşçev ve Leonid Brejnev’in en büyük hobileri avlanmakmış.

Rusya Federal Koruma Servisi (FSO), Kremlin arşivlerinde eski çar ve Sovyet liderlerine ait bazı belge ve fotoğrafları gün ışığına çıkardı. Fotoğraflar arasında Romanovlar Hanedanı’nın son imparatoru Çar 2. Nikolay, Sovyet liderleri Stalin, Kruşçev ve Brejnev’in rutin devlet işleri dışında fırsat bulduklarında ava çıktıklarını görüntüleyen siyah beyaz kareler bulundu.
2. NİKOLAY AVDA SINIR TANIMIYORDU
Belgelerde, 2. Nikolay’ın av hastası olduğu ortaya çıktı. Belgelere göre, son çar 2. Nikolay tüfekle 6 ayı, 48 porsuk, 20 kurt, 140 tilki, 899 sokak köpeği, bin 322 kedi, üç bin 341 karga ve 273 baykuş öldürmüş.
Çarlık döneminin yıkılmasından sonra başa gelen Sovyet liderleri de eski haleflerinden av konusunda hiç de geri kalmadı. Stalin ava giderken yanında kapan almayı da unutmazmış.Kapanla av yakalamak Stalin’in özel hobisi arasında yer alıyormuş.
Kruşçev ise yaban domuz ve tavşan avlamayı çok severdi. Örneğin 1964 yılında Kruşçev, konuğu olan dönemin Kuba devrimci lideri Fidel Castro’ya kendi maharetini göstermek için iki büyük yaban domuzu, iki keçi ve dört tavşanı tüfekle avlamış.
“BREJNEV’İN 90 TÜFEĞİ VARDI”
Sovyet liderlerinden Brejnev’in 90 av tüfeği vardı. Brejnev’in eski Koruma Müdür Yardımcısı Vladimir Medvedev’in anlattığına göre, tüfekleri Brejnev’e arkadaşları armağan etti. Medvedev, “Brejnev mükemmel atış yapıyordu, tüfeğin ruhunu anlardı.” dedi.
Medvedev,”Brejnev yaban domuzu ve geyik avlama tutkunu idi. Her atıştan sonra mutlaka hayvanın ölüp ölmediğini kontrol ederdi. Eğer ölmediyse arka arkaya ateş etmekten zevk alırdı.”
Eklenme tarihi 27 Şubat 2010
Etiketler: domuz avı
Çanakkale’nin Örenli Köyü’nde yapılan sürek avına komşu Hacıköy Köyü’nden Emrullah Çil de Kopay cinsi av köpeği ‘Sıska’ ile katıldı

25 kişilik avcı grubu Gölet Mevkii’ndeki ormanlık alanda bir domuz sürüsüne rastladı. Bu sırada avcılardan birinin tüfekle yaraladığı bir domuz, can havliyle ‘arkacı’ denilen ve tüfeği olmadan köpeğiyle arkadan grubu takip eden avcılardan Çil’e saldırdı. Bu sırada Çil’in köpeği Sıska, sahibini korumak için yaralı domuzla boğuşmaya başladı. Sıska, domuzun çene darbeleriyle karnından yaralandı.
Köpek Tedavi altına alındı
Yorulan domuz, çalılıkların arasına doğru kaçtı. Tedaviye alınan kahraman köpeğin karnına veteriner Onur Kocabıçak tarafından 17 dikiş atıldı. Hayatını köpeğine borçlu olduğunu söyleyen Avcı Çil, “Köpeğimin akıllı olduğunu biliyordum. Ancak, bu kadar cesaretli olduğunu tahmin etmiyordum” dedi.
Eklenme tarihi 26 Şubat 2010
Etiketler: yedigöller
Bolu’daki Yedigöller Milli Parkı’nda yürütülen koruma çalışmaları olumlu sonuçlar veriyor
Bolu’daki Yedigöller Milli Parkı’nda yürütülen koruma çalışmalarının, milli park alanında yaşayan yaban hayvan sayısını artırdığı ve bitki çeşitliğinin yok olmasını önlediği bildirildi. Bolu Çevre ve Orman İl Müdürü Sezgin Akay, yaptığı açıklamada, yaklaşık 50 bin hektar üzerine kurulu Yedigöller koruma sahasının, Türkiye’nin en önemli yaban hayatı koruma sahalarından biri olduğunu söyledi. ImageYedigöller Yaban Hayatı Koruma sahasını son 5 yıldır köy tüzel kişilikleri ile ortak koruduklarını aktaran Akay, ”Her köyden iki tane olmak üzere 6 bekçimiz var, aynı zamanda bizim av koruma ekibimiz milli parklarda konuşlanmış durumda.
Bu bölgede ciddi anlamda koruma yapıyoruz. Yaban hayvanlarının yanı sıra milli parkın bitki çeşitliğini de koruyoruz” dedi. Yedigöller bölgesinde yaban hayatıyla ilgili ilk envanter çalışmasını 2002′de yaptıklarını bildiren Akay, şunları kaydetti: ”O dönemde bölgede yaklaşık 150 civarında geyik tespit etmiştik. 2002′de yaklaşık 150 olan geyik sayısı 600′ü geçti. Bölgedeki yaşayan geyik sayısındaki artış ortada. 2003′den bugüne kadar o bölgede ciddi anlamda kaçak avcılık mevcuttu. Kaçak avcılar özellikle Yığılca ve Düzce bölgesinden sızıyordu. Av koruma ekiplerimiz büyük oranda kaçak avcılığı bitirdi.

Bu sayede hayvan sayımızda ciddi anlamda artış yaşandı. ImageYedigöller Koruma Sahası 50 bin hektar ama hayvan barınma kapasitesi onda bir oranında. O bölgede 600 geyik değil, 6 bin geyik olmalı” diye konuştu. Geçen yılın sonunda yapılan envanter çalışmasına göre, Yedigöller’de 2002 yılında 60 olan ayı sayısının 90′a, 800 olan karaca sayısının 1048′e, 1650 olan domuz sayısının ise 1823′e çıktığını belirten Akay, şunları söyledi: ”Bölgede av turizmi de yapılıyor. Yapılan envanter çalışması kapsamında, yaşlı olan geyik ve yaşlı karacaların avlanmasına izin veriyoruz. Yaklaşık 600 geyik arasından 3 tanesinin avlanmasına izin veriyoruz. Amacımız, para kazanmak değil, bölge turizmine bir hareket kazandırmak. Firmalar bir geyiği avlamak için 8 bin lira para yatırıyor. Bölgeye avlanmak amacıyla, Almanya, Amerika ve İsviçre’den avcılar geliyor.”
AA
Habertürkden alıntıdır
Eklenme tarihi 26 Şubat 2010
Etiketler: fidan dikimi
Maraş Avcılık ve Atıcılık Birliği, Karpaz bölgesindeki ağaçlandırma çalışmalarına devam ediyor

Karpaz bölgesinde bir süredir ağaçlandırma çalışmaları sürdüren Maraş Avcılık ve Atıcılık Birliği, son olarak Balalan ve Yedikonuk köyleri arasındaki Balalan ovasına 270 fidan dikerek, koruluk oluşturdu.
Maraş Avcılık ve Atıcılık Birliği Başkanı Ahmet Tuğcu, Orman Dairesi’nin katkılarıyla sürdürdükleri bölgedeki çalışmaların devam edeceğini belirtti.
Balalan ovasındaki ağaçlandırma çalışmasını tamamen birlik üyeleri ve yönetim kurulu üyelerinden oluşan 12 kişilik bir ekiple yaptıklarını ifade eden Tuğcu, burada ekilen 270 fidanla koruluk oluşturulduğunu söyledi.
Tuğcu, fidan dikme çalışmaları esnasında kendilerine her türlü kolaylığı sağlayan Orman Dairesi’nin bölge sorumlusu olan Kayan Sakiner ve ekibine de ayrıca teşekkür etti.
Zaman zaman bilinçsiz ve sorumsuz bazı kişilerin ağaç ve fidanlara ateş ederek zarar verdiğini hatırlatan Ahmet Tuğcu, avcılığın çevre bilinci gerektirdiğini de önemle vurgulayarak, ekilen fidanların ve büyüyen ağaçların korunması gerektiğini söyledi.
Tuğcu, ağaçlara ateş eden kişilerin sadece ağaçlara değil tüm avcılık camiasına da zarar verdiğini söyleyerek, bunu yapanları görenlerin veya bilenlerin derhal konuyu polise, orman dairesi yetkililerine ya da kendilerine bilgi vermesini istedi.
Kıbrısgazetesinden alıntıdır