
Sezonun ilk keklik avı için çantalar çoktan hazırlandı…
11.10.2009 Sabahı, saat 05:00 avcı başı çorbacıda işkembesini yarılamış bile…
Çorbalarımızı içtikten sonra 05:20 sularında çorbacıdan ayrılıyoruz. Uzun bir bekleyiş sonrası keklik sezonunu açıyoruz. Gece hayal kurmaktan uyuyamasakta sabah kimsenin uykusu yok. İlk av günümüz olduğundan herkez sabırsız, acaba bir şeyler bulabilirmiyiz ümidi ile çıktık yola.
Ekip heyecanlı, mevzu av olunca eski avcılar dururmu başladılar eskilerden anlatmaya.
Saat 06:30 sularında av merasına ulaştık. Aracımızı müsait bir yere çektikten sonra üstümüzü değiştirip koyuluyoruz yola. İş Keklik avı olunca yol uzun…
HAYDİ RASGELE…
Aracı bıraktığımız yerden ufak ufak sarıyoruz tepeyi. İhtiyarlar biraz geride kalsada gençler kabasını aldı yolun:-) Daha zirveye varmadan telsizden bir anons geliyor.
- Keklik ötüyor duydunuzmu!…
Ekipten aşagıda olanlar kekliğin sesini duymuş. Bir müddet yürüdükten sonra bizde duyuyoruz kekliğin sesini. Kekliği buluruz diyorduk ama bu kadar erken bulacağımızı kimse tahmin etmiyordu. Şansımıza kekliğe çok yakın bir yere park etmişiz aracımızı . Hatta biraz daha gitseymişiz alayın ortasına çekecekmişiz:-)
Sessizce sokuluyoruz sese doğru bir süre sonra kekliğin sesi kesiliyor. Bizde de ses yok tabi arazi açık olduğundan kekliğe fazla sokulamayacağımız kesin. Ki öylede oluyor uzun süren sessizlik bozuluyor.
PIRRRRRRR !…
Ve ardından iki el silah sesi mesafe pek yakın olmasa da ilk gölümüzü atıyoruz. Ahmet kekliği kuşluğa astı bile.
Alayı takibe koyuluyoruz. Hayvan önümüzde, bir süre daha yürüdükten sonra Linda, önümdeki çalıya sezonun ilk fermasını veriyor ve yaklaşmamla bir kınalı daha bende Linda ya ayıp olmasın diye ilk atışımda alıyorum Kekliği.
Ve telsizden bir anons daha koca avcı servet abim Tavşanı koymuş çantaya. Kolu bozmadan devam ediyoruz ava. İki dere geçtikten sonra Kekliğin devamınıda buluyoruz. Keklik fazla sokmadan süzüyor aşağıya ama koca avcı dere içinde pusuda tavşanın yanına bir de keklik alıyor. Yavaş yavaş toplanıp zirveye doğru tırmanışa geçiyoruz devam etmemiz için dağın arkasını aşmamız gerekiyor. Zirvede bir müddet dinlendikten sonra devam ediyoruz.
Önümüze meşelerin olduğu iki dere çıkıyor. Belki tavşan buluruz ümidiyle taşlıyoruz ama nafile. Meşelikleri geçtikten bir müddet sonra Kont fermaya duruyor. Haluk abi usul usul sokuluyor Kont a ve Kont un fermasından bir Kınalı daha alıyoruz. Uzun bir süre yürüyüş ardından dağın eteklerinde 3 Kınalı daha vurduktan sonra saat 11:00 sıralarında avı bırakıyoruz ve arabaya doğru uzun bir yolculuk başlıyor.
Araca döndüğümüzde herkes yorgun, üzerlerimizi değiştirip köpekleri suladıktan sonra dönüş yoluna koyuluyoruz.
VE SIRA GÜVEÇTE……




Erkan ERTÜRK
admin@avkulubu.com
